İstanbul'daki En İyi Kahvaltı Mekanları

İstanbul'daki En İyi Kahvaltı Mekanları

ANY ISTANBUL

Arnavutköy Bebek Caddesi No 71/A (Arnavutköy İskelesinin karşısında)

Any Istanbul

Diskonun usta çocuğu olarak bilinen ve geniş hayran kitlesine sahip olan DJ Discolog’u ağırlayan Any, DJ Discolog'un ustalıkla seçip hazırladığı müziklerin ritmiyle, İstanbul’luların yeni vazgeçilmez adresi olan Any sizi yine unutulmaz bir eğlenceye davet ediyor. Kendinizi bu eğlenceden mahkum bırakmayın, bizden söylemesi!
İster bir kahve içimlik ister bol sohbetli bir yemek, akşam leziz bir kokteyl ya da bir kitaba eşlik eden şarap, deniz manzaralı terasta uzun bir Pazar kahvaltısı, akşam da eğlenceli bir parti... Arnavutköy’un ortasında bu keyifler bir mekanda, Arnavutköy’ün yenisi Any İstanbul’da buluştu. Bol müzik bol lezzet bol rahatlık hepsi burada!


AŞŞK KAHVE

Muallim Naci Caddesi 64/B, Kuruçeşme İstanbul 

Aşşk Kahve

Aşşk Kahve, Boğaz hattının en çok rağbet gören kafelerinden.Muhteşem konumu, lezzetli ve doyurucu yemekleriyle ön planda. En çekici tarafı olan avlusu ve denizin tam üzerindeki iskele bölümü daha çok havaların ısınmasıyla hareketleniyor. Kışları ise haliyle ev görünümündeki küçük iç mekân kullanılıyor. Kahvaltı seçeneklerinin başında Türk usulü ev kahvaltısı geliyor; ızgarada kızarmış hellim peynirinden ev reçellerine, -bu reçellerde normal reçel yapımında kullanılan şekerin 1/3’ü kullanılıyor- hatta dulce de leche adını verdikleri süt reçeline, ekolojik köy zeytinlerinden özel üretim tahin-pekmeze ve peynir seçeneklerine pek çok çeşit var. Ayçekirdekli, kepekli, baget, zeytinli çeşitleriyle kalabalık bir ekmek grubu eşlik ediyor kahvaltıya. Fransız şeflerin özel tarifleriyle hazırlanan croissant ve dev poğaça da çok başarılı. Kapsamlı bir kahvaltı yerine Aşşk'ın hem lezzeti hem de adlarıyla farklı tost çeşitlerinden de sipariş edebilirsiniz. Domatesli ekmek ve Rus ekmeği arasında sızma zeytinyağı, kaşar peyniri, fesleğen, nane, kekik ve taze domates koyularak hazırlanan Aşşk Tost ve Meşşk Tost alternatiflerinizden. Çömlekte iki yumurta da köy yumurtası, sızma zeytinyağı, taze domates ve beyaz peynir ile masanıza geliyor, bunun yanı sıra benedict, İskandinav benedict gibi zengin yumurta seçenekleri de mevcut. Tadına doyulmaz pancake, orman meyveli yoğurt ve ev yapımı granolalarını mutlaka denemelisiniz. Menüdeki diğer seçeneklerden bazıları ise Ispanaklı Kabul salata, İzmir Salata (tulum peynirli), İstanbul Salata (kekikli ızgara tavuklu), Oslo Salata (somon fümeli), keçi peynirli yazlık tart (yaz sezonu boyunca) ve Aşşk Burger. Ayrıca ızgarada, buharda ya da fırında pişirilen portakallı glase soslu somonu ve diğer ana yemekleri istediğiniz garnitür seçenekleri ile alabilirsiniz. Hafif bir şeyler yemek isteyenler için karpuz peynirleri bile var. Ciabatta arasına pesto sos, mozzarella, İspanyol cotto füme jambon, domates, roka ile hazırlanan Sosyetik Panini de çok lezzetli. Akşam üstü çayında, klasik çay tadından farklı bir alternatif arayanlara Meşk Çayı adını verdikleri Organik Keyif Çayı’nı öneriyoruz. Tatlıdan vazgeçemeyenler içinse çikolatalı cheesecake, havuçlu kek, bademli pasta ile kat kat milföy hamurunun arasından akan pudingiyle meşhur Aşşk-ı Memnu tavsiyemiz. Tabii ki Aşşk Tadında bahçe kokteylleri ve dolunayda şarap keyfi için de adres Aşşk Kahve. Masaya kurulur kurulmaz serpme kahvaltılıklardan söylemeye başlayın ve menemeni denemeden kalkmayın.


BEYAZ FIRIN

Suadiye Park, Plaj Yolu Sokak, No:18, 34740 Suadiye, Kadıköy İstanbul

Beyaz Fırın

Anadolu yakasının en eski ve lezzetli fırınlarından biri olan Beyaz Fırın, Suadiye’deki şubesini bir üst seviyeye taşıdı. Beyaz Fırın adının yanına bir de Brasserie’yi ekleyen Beyaz Fırın&Brasserie Suadiye artık tam anlamıyla bir restoran olarak hizmet veriyor. Bir Suadiye sakini olarak eskiden sadece sabah kahvaltılarında gittiğimiz Beyaz Fırın’a artık sık sık yolumuz düşüyor. 

Öncelikle Beyaz Fırın’ın yenilenmesine rağmen eski kimliğinden hiçbir şey kaybetmediğini belirtmek isteriz. Beyaz Fırın&Brasserie Suadiye`de isteyen Brasserie’nin geniş menüsünden isteyense gelenekselleşmiş Beyaz Fırın tatlarını tercih edebiliyor. Fakat biz Brasserie menüsünü en kısa zamanda denemenizi tavsiye ederiz. Başlangıç menüsünde yer alan Bruschetta iddia ediyoruz İstanbul’un en iyilerinden. Yemek menüsünde ise odun fırınında pişen pizzalar, Toskana usulü tavuk, bonfile minyonet ve risotto denenmesi gereken lezzetlerden. Ve tabii ki yemeklerin üzerine tatlıya da mutlaka yer bırakın. Çünkü Beyaz Fırın’a gelmişken çilekli milföy yemeden kalkmak istemezsiniz. Gerçi tatlılarının hepsi birbirinden güzel. Tatlıda çikolata sevenlerdenseniz çilekli milföy yerine bir profiterol veya polka deneyebilirsiniz.


BEBEK KAHVE

Cevdet Paşa Caddesi, No:18 Bebek 34342 Beşiktaş / İstanbul

BEBEK KAHVE

Tam 65 sene önce başladı Bebek Kahve'nin hikayesi.. O zamanlar Bebek, balıkçılık ve hayvancılık yapılan küçük bir köy yeriymiş şartlar zormuş. Bebek halkı, sebzesini, kömürünü ve hatta içme suyunu bile damacanalarla mavra denilen büyük kayıklarla karşı kıyıdan getirirmiş. Dedeleri Ali Osman Bebek'te dürüstlüğü ile bilinen ve çok sevilen bir lokantacıymış o zamanlar... 1945 yılında açmış Bebek Kahve'yi, tam 14 sene bir balıkçı kahvesi olarak işletmiş bu dükkanı. 

Pazar yeri gibiymiş kahvenin önü... Kömüründen sebzesine herşey buradan dağıtılırmış. Hal böyle olunca, o zamanın tüccarı da, kayıkçısı da, balıkçısı da müşterileri olmuş. Balıkçıların ağlarını tamir ettiği, lambalı radyo ile ajans haberlerinin dinlendiği, çayıyla, kahvesiyle, sohbetiyle sıcak ve dolu dolu bir kahve... Aynı samimiyet ve muhabbet 50 sene boyunca bütün ögrencilerin Apo babası, sevgili babaları Abdullah Atakan ile de devam etmiş.

Yıllar içinde, zamanın Robert Koleji yerini Boğaziçi Üniversitesi'ne bıraktı. İşte asıl değişim burada başladı... Soğuk bir kış günü dışarıda oturan üç beş üniversite ögrencisi üşüyüp içeri girdiler ve sobanın yanına oturdular. Bu bir tarihin başlangıcı oldu. Bir kahvehaneye ilk defa kadın girmişti. Zamanla "Kızlar Kahvesi'ne" çıktı adları hatta... Şimdilerde kitabını, gazetesini, bilgisayarını alan kahvede. Bir defa gelen de kolay kolay vazgeçemez kahveden. İster sabah kahvaltısı, ister öğlen yemeği, isterse akşam üzeri olsun, çayları hep taze, yemekleri hep leziz, sohbetleri hep sıcaktır.


CAKE HOUSE

Nüzhetiye Caddesi 66/A Beşiktaş İstanbul

Nüzhetiye Caddesi 66/A Beşiktaş İstanbul

Beşiktaş merkezin kalabalıklarını geride bırakıp Beşiktaş Evlendirme Dairesi’ne doğru ilerleyin, sağınızda rengârenk bir kafe göreceksiniz. Kek ve tatlı üzerine yoğunlaşan bir yerden evrimleşmesinden ziyade adı Cake House, ama kahvaltıları da bir hayli iddialı. Doyurucu kahvaltı tabaklarının, ev yapımı böreklerinin yer aldığı menüsünün en kalabalık kısmı tost çeşitleri. Kekleri gibi mekânda üretilen zeytinli-cevizli ekmekleriyle yapılan ve yanında ufak bir domates-salatalık tabağıyla gelen tostların değişmeyen malzemesi yine ev yapımı olan pesto sosları. Çok aç olmayanlar için hesaplı bir diğer tavsiyemiz ise Ezine peyniri ve çilek reçeliyle sunulan üç dilim yumurtalı ekmekten oluşan Valide Sultan tabağı.


DELİMONTİ

Birahane Sokak 1 İstanbul

Delimonti

Adından da anlaşılacağı gibi bir nevi şarküteri; ama sıcaklar da yabana atılır gibi değil. Meşe odunu ile çalışan taş fırında pişirilen etli ekmek ve bıçak arasını es geçmeyin. Fırının denemeye değer bir diğer mucizesi ise içinde Konya’nın yeşil küflü peyniri bulunan bir çeşit kapalı pide diyebileceğimiz yağ somunu.


DİVAN BRASSERIE

Amiral Fahri Korutürk Yat Limanı Kalamış

DİVAN BRASSERIE

Şehrin karmaşasından kaçıp sakin bir limana sığınmak isteyenler için harika bir seçenek olan Divan Brasserie Kalamış’ta, bembeyaz teknelerin fon oluşturduğu dingin atmosferde Divan şeflerinin en lezzetli spesiyallerini tadabilirsiniz. Güneşli günlerde bahçesindeki eşsiz ve ferah atmosferde bulunabileceğiniz Divan Brasserie Kalamış, kış mevsiminde de sıcak ve konforlu iç mekanında sizleri sabah kahvaltısı,öğle ya da akşam yemeği ve pazar günleri brunch eşliğinde ağırlamayı bekliyor.


EMEK CAFE

Köybaşı Caddesi 57 Yeniköy, Sarıyer İstanbul

EMEK CAFE

Gençliğini İstanbul’da geçirmiş orta yaş civarı ve üzerindeki neredeyse herkesin bir anısı var Emek Cafe’de. Salaşlığı olsun, uygun fiyatları olsun, zaman zaman ortamdaki ses seviyesini yükselten garsonları olsun kendi içinde kaotik bir uyumu var buranın. Pazar sabahları yaşadığı yoğunluğa aldırmayın, hafta içi sakin bir gününü yakalamaya bakın. Menemenlerinin şanı alıp başını gittiği için daha fazla övmeye gerek yok; bir çay, bir tost söyleyerek de buranın kendine has atmosferine dahil olabilirsiniz.


THE HOUSE CAFE ORTAKÖY

Atiye Sokak 10/1 İstanbul

THE HOUSE CAFE ORTAKÖY

Ele geçirmediği bölge yok. İşi iyice büyüttüler. Nişantaşı’nda caminin köşesini de tuttular, İstinye Park’a, Bebek’te Küçük Bebek meydanına, sonra da Kanyon’a yerleştiler. Anadolu Yakası’na geçtiler çok da iyi ettiler Caddebostan’ı açtılar. Yemekler bildiğiniz House Café yemekleri; pizzaları, fish&chips’i, hamburgeri, The House light tostu, beğendili köftesi, Akdeniz yeşillikleri salatası, The House kahvaltı tabağı, beyaz parça çikolatalı brownie’si bir harika. Bir de Tünel, Cihangir, Galatasaray ve Nişantaşı’nda konuşlanmış The House Apart’lar var. Hepsinin özellikleri farklı: Şehrin göbeğinde, konforlu, manzaralı... Seçim size kalmış.


KALE RUMELİHİSARI

Yahya Kemal Caddesi 16 İstanbul

KALE RUMELİHİSARI

Muhteşem deniz manzarasına karşı kahvaltı, özellikle yaz aylarında harika oluyor. Bal kaymak, menemen, hellim peyniri, kaşar pane, omlet, sucuklu yumurta, gözleme, simit, açma ne ararsanız bulabiliyorsunuz. Fiyatlar çok makul, ortam da rahat. Öğle vakti uğrarsanız tavuk, köfte, mantı, midye, kalamar, salata, ızgara, paçanga, çiğ börek, sosis, patates yiyebilirsiniz. Meşhur ekmek sepetleri ise kepekliden zeytinliye, cevzliden çikolatalıya çeşit çeşit ekmeklerle dolu, hepsini de kendileri yapıyorlar. Havanın güzel olduğu günler acele edin, özellikle hafta sonları burada yer bulmak zor.


LACİVERT RESTORAN

Körfez Caddesi 57/A, Anadoluhisarı İstanbul

LACİVERT RESTORAN

Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün ayağındaki mekânda yaz aylarında Boğaz'ın serin esintisi eşliğinde yemek yiyebilir, kışın Şahmaran Salonu’nda içkinizi yudumlayabilirsiniz. Bu sade ama şık lokantanın menüsünde alaturka Balık Çorbası, Portekiz usulü karides, beğendili levrek külbastı, Chateaubriand, kuzu sırtı ve salataların da dahil olduğu nefis seçenekler mevcut. Tatlılardan elmalı baklava, çikolatalı sufle, creme brûlee ise şef Hüseyin Ceylan’ın tavsiyesi. Avrupa yakasından gelenler için Rumeli Hisarı'ndan ücretsiz tekne servisinin yapıldığı restoranın pazar brunch'ları da çok tutuluyor. Her pazar 11.00-14.00 arasında gerçekleşen açık büfe brunch’la başlayan gün a la carte servisle devam ediyor. İki ayda bir brunch büfesine ek olarak yöresel mutfaklardan lezzetler de sunan Lacivert’e bir gün yolunuzu düşürmenizi tavsiye ederiz.


LOKMA

Rumeli Hisarı Yahya Kemal Caddesi 18 Sarıyer / İstanbul

LOKMA

Caminin hemen bitişiğinde olduğu için alkol satışı yapmaları yasak. Metalli, plastikli, ahşaplı modern iç mimarisi son zamanlarda sık sık karşımıza çıkan tarzda. Denizle arasından yol geçmesine rağmen yüksek seviyede olduğu için geçen ya da park eden araçlar rahatsız etmiyor. Araçla geldiyseniz hemen önüne bırakabiirsiniz, İspark Lokma müşterilerinden ücret almıyor. Rumelihisarı için çok büyük avantaj.

Menü kahvaltı ağırlıklı. Bal kaymak, pastırma, müsli, meyve salatası, sahanda yumurta çeşitleri, mıhlama, yöresel peynirler, börekler, turta ve poğaça tarzı ev yapımı hamurişleri gibi toplam 75 çeşit içeriyor. Çorbalar, dana carpaccio, yumurtalı şaziye, mozzarella stick gibi başlangıçlar, 13 çeşit salata, sandviç ve krepler (tatlı krizinin bir numaralı dostu Nutella’lı krep de mevcut), pideler, kepekli olarak da sipariş edebileceğiniz makarnalar ve hamburger tabağı, Viyana schnitzel, fajita, çömlekte kurufasulye, köri soslu tavuk gibi de ana yemekler var. Makarna ve ekmeklerin hepsi ev yapımı. Tatlılar Sütiş mamulü; zaten aynı aileye ait işletmeler. Çikolata fondü şehir standartlarının üzerindeki boyutuyla göz dolduruyor. Alkol olmayışını bol bol taze meyve suları ve frozen çeşitleriyle kapatıyorlar. Hawaian cooler, Maui breeze, Bahama tropical gibi egzotik meyve kokteyllerinin yanı sıra çimen suyu, nar suyu gibi sağlık fışkıran seçimler de mevcut. Mojito olmadan eğlenemeyenler için alkolsüz mojito’larını şiddetle tavsiye ediyoruz, kafa yapması hariç her şeyi yerinde.


MANGERIE

Cevdetpaşa Caddesi 69 İstanbul

MANGERIE

Küçük Bebek’te Berrin Apartmanının teras katında yer alan Mangerie İstanbul’un sayılı mekânlarından. Kocaman teraslı bir eve benzeyen mekânın muhteşem bir manzarası ve rahat bir atmosferi var. Yemekler arka taraftaki açık mutfakta hazırlanıyor. Sıklıkla güncellenen menü hazırlanırken yemeklerin mevsime uygun olmasına özellikle dikkat ediliyior: Mevsim balıkları, kış ve yaza uygun hazırlanmış farklı yemekler... Salata menüsündeki her bir seçeneğe ana yemek muamelesi yapılabilir, öylesine doyurucu. Et seven de mutlu burada, balık seven de. Çok kafa karıştırmadan, hem rafine hem yenilikçi tatlar sunuyor Mangerie menüsü. Bu menüye dolu dolu bir şarap seçkisi eşlik ediyor.
Mangerie’nin bir İstanbul klasiği olduğu tartışılmaz, tabii bunun arkasında yatan bir gerçek var, o da Mangerie kahvaltılarının benzerlerinden kat be kat üstün olduğu. İstanbullular olarak Mangerie’yi o kadar çok sevdik ki dünyaca ünlü seyahat dergisi Travel & Leisure dayanamayıp deneyimledi ve mekanı dünyadaki en iyi kahvaltıcılar listesine dahi ekledi. İster bir Mangerie kahvaltı söyleyin ister bir meyve salatası ya da sahanda sucuklu yumurta, hepsi aynı tazelikte ve lezzette. Mangerie gün boyu kahvaltı keyfi nadir mekânlardan. Mangerie’de kahvaltının tadını tam olarak çıkartabilmek için balkonda kendinize bir yer bulmaya çalışın; ama içerdeki açık büfede bulunan taze poğaça ve kişlere göz atmayı unutturmasın Mangerie’nin eşsiz manzarası. Son tavsiyemiz: Kapanışı kahvaltının sonunda bardan bir kokteylle yapmadan olmaz.


MINOA CAFE AND BOOKSTORE

Vişnezade Mah. Süleyman Seba Cad. No: 52, Beşiktaş İstanbul

MINOA CAFE AND BOOKSTORE

Özellikle tasarım ve fotoğraf üzerine Türkçe ve İngilizce kitap seçkisiyle rüyalara giren Minoa’nın Şef Gökhan Karakaya kaptanlığında sunulan dört dörtlük bir kahvaltı menüsü de var. Kekikli tereyağı, prosciutto, keçi loru gibi malzemelerden dilediklerinizi seçerek kendi tabağınızı yaratabiliyorsunuz. Kahvaltı tabağı dışındaki seçenekler de gözden kaçmasın: vanilyalı yoğurt ve taze meyvelerle birleşen granola tamamen Minoa mamulü; içinde taze tarhun, kekik, mercanköşkü ve maydanoz, yanında da avokado salatası olan beyaz omlet geç kahvaltılar için de yerinde ve doyurucu bir tercih. Kahvaltıdan sonra birer kitap satın alıp, kahve eşliğinde sayfalarını karıştırmayı ihmal etmeyin. Minoa’yı günün diğer saatlerinde ziyaret ederseniz menüde kahvaltı dışında da seçenekler; salatalar, sandviçler, atıştırmalıklar, ana yemekler var. Ana yemeklerde ise burger, ızgara bonfile, somon, şinitzel ve makarnalar göze çarpıyor. Niyetiniz iş çıkışı bir-iki tek atmaksa bar menüsünden de memnun kalırsınız.


MUST NİŞANTASI

Mim Kemal Öke Caddesi 11/A, Nişantaşı İstanbul

MUST NİŞANTASI

Bazı mekânlar vardır, epey rağbet göreceği daha açılmadan belli olur. Nişantaşı’ndaki Central’ın yerine açılan Must da işte bunlardan biri. Bu ilginin en büyük sebebi ise mekânın arkasındaki ismin Ercan Gümüşkaya olması. Kendisini La Boom ve La Boucherie gibi yerlerin işletmecisi olarak tanımıştık; artık yola hem ortağı hem de işletmecisi olduğu Must ile devam ediyor.

Kahvaltı saatlerini yakalarsanız mutfak sizi avokado ve somonlu tost veya kruvasan gibi seçeneklerle karşılıyor; öğle ve akşam yemeklerinde ise pizza ve risotto çeşitlerinin ön plana çıktığı bir menü emrinize amade. Odun fırınında pişen pizzalar Napoli usulü; hamuru ince, malzemeler taze ve sulu, kenarları dolgun... Cheddar ve kornişon turşulu köfteli pizza en çok rağbet görenlerden, ama biz burrata veya istiridye mantarlı pizzalarını da radarınıza almanızı öneririz.


NAİF

Mumhane Caddesi 52 İstanbul

NAİF

Karaköy’e uğramadan yapamıyoruz, doğruya doğru. Semtin ara sokaklarında hangi mekânın açıldığını öğrenme merakının payı da var bunda. Deniz mahsullerinden yöresel yemeklere, mavi-beyaz dekoruyla Ege'deki kır evlerini hatırlatan Naif Karaköy'de lezzet düşkünlerini bekliyor. 

Naif, Babylon, İstanbul Culinary Institute, Otto, Doors Akademi, 29, Sofo Otel, Les Ottomans gibi şehrin ağır toplarında uzun süre yöneticilik yapmış Seray Öztürk ve Ayhan Aruç çiftinin bebeği. Seray Öztürk Naif’e titiz bir anne edasıyla özen gösteriyor. Bunu hem dekorasyonunda hem de yemeklerinde hissetmek mümkün. Lunapark Tasarım firmasıyla ortaklaşa yapılan Naif’in beyaz ağırlıklı dekorasyonu duvarlara asılmış çini porselen tabaklar, antika parçalar ve modern tasarımlarla iç rahatlatan bir uyum yaratmış. Mekân Ege’de bir kır evinin mutfağını andırıyor.

Menüsüne Anadolu mutfağının lezzetleri hakim Naif’in. Öztürk-Aruç çiftinin hilesiz, saf, geleneksel olana saygılı bir mutfak kurma hayali Naif ile gerçekleşmiş. İsmini de bu idealden alıyor Naif. Saf bir Türk mutfağını hayata geçirmenin ardında büyük bir operasyon olduğunu anlatıyor Öztürk. Naif’in malzemelerinin hemen hepsi Antakya, Kars, Gaziantep, Küçükkuyu, Çanakkale, Seferihisar, Urla gibi Türkiye’nin dört bir yanındaki küçük üreticilerden geliyor. Mekânda bu üreticilerden gelen ürünlerle yapılan enginar, domates konserveleri, enginar ve limon reçelleri, turşuları ve yöresel zeytinyağları satın almak da mümkün.

Kahvaltı Naif’in en özel öğünlerinden. Pişileri haklı üne sahip. Taze malzemelerle hazırlanan menemen, İzmir’den gelen tulum peyniri ve ev yapımı salçayla hazırlanan tost, süzme yoğurt, bal ve mevsim meyveleriyle servis edilen tabak başka yerde bulamayacağınız kadar taze ve farklı. Kahvaltı tabağını iki kişi paylaşırız diye düşünüyorsanız bizden size tavsiye; o yola hiç girmeyin, daha sonra tatsızlık çıkması kuvvetle muhtemel.


PAYİDAR GALATA

Bereketzade Mahallesi, Büyük Hendek Cd. No:35, 34421 Beyoğlu/İstanbul

PAYİDAR GALATA

Eskiden Yahudi bir ailenin yaşadığı ev Vildan Hanımın ellerinde çok sıcak bir mekana dönüşmüş. Evin tarihi 1800’lü yıllara kadar gidiyor ve duvarlarında hala eskiden bu evde yaşayan ailenin resimlerini görmeniz mümkün.

Bu şirin mekanın mutfağı deneyimli bir şef olan Meltem Berton tarafından yönetiliyor. Menüsünde kahvaltı dışında vegan mutfağından da örnekler sunuyorlar.

Payidar’ın en meşhur menüsü “Bahardalı Kahvaltı” içinde neler mi var?: Ev yapımı şekersiz reçeller ;özellikle ilk kez denediğim pancar reçeli ve balkabağı reçeli. Değişik lezzetleri seviyorsanız mutlaka denemelisiniz, 2 çeşit peynir, iki çeşit zeytin, söğüş tabağı, tahan-pekmez, bal-kaymak ve Ege’nin eşsiz lezzetlerinden lorlu biber; nefis bir lezzet geçen hafta sonu ilk kez menüye koymuşlar ve Vildan Hanım’ın annesi tarafından yapılıyor, birde sahanda yumurta, pudra şekerli pişi veya pankek seçeneklerinden biri ve sınırsız çay da kahvaltıya eşlik ediyor.  Eğer kahvaltı için hafta sonu gidecekseniz mutlaka rezervasyon yaptırın deriz.


SADE KAHVE

Yahya Kemal Caddesi 20/A Rumelihisarı, Sarıyer İstanbul

SADE KAHVE

Eski bir yalıda konuşlanan Sade Kahve, yağmur çamur dinlemeden sadece dışarıdaki masalarında servis veriyor. Denizi önünüzde hiçbir engel olmadan görmek için beşinci kata kadar çıkabilir ve kahvaltınızı orada edebilirsiniz. Sade'de kahvaltıda, menemen sulu sulu, malzemeleri ağzınızda eriyor. Sucuk da ne çok sert ne de çok yumuşak. Taze taze masanıza gelen bal-kaymak, tatlı düşkünlüğünüzü tatmin edecek düzeyde. Peynir çeşitlerinin dengesi -keskin keçi peyniri tadıyla hafif tel peyniri de alkışı hakeden türden.


YER MODA

Ferit Tek Sokak 25A İstanbul

YER MODA

Dondurmacı Ali Usta’dan Moda Burnu’na doğru kıvrıldığınızda hemen sağınızda kalıyor. Uyumsuzların uyumu gözetilerek dekore edilmiş, renkli,  samimi bir kafe/ bar burası. Gerçi ortaklar standart bir kafe menüsünden uzak durduklarını özellikle belirtiyor; her telden çalan bir mutfak yerine, kendi sevdikleri, az sayıda ama özellikli yemekler sunduklarını ifade ediyorlar.